Türkiye Yargıtay’ı: Kadının Uzun Süreli Yokluğu Boşanma Sebebi Değildir

2 Eylül 2025 tarihinde Yargıtay, kadının kocasının bilgisi ve rızası olmadan uzun süre evde bulunmamasının, yerel mahkeme aksi yönde karar vermiş olsa bile, boşanma sebebi olamayacağına hükmetti.
Dava Aydın’ın Nazilli ilçesinde başladı. Koca karşı boşanma davası açtı. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi kocayı haklı bularak, kadının kocasının bilgisi dışında uzun süreli kayboluşunu “evliliğin temelinin sarsılması” olarak değerlendirdi ve davayı kabul etti.
Ancak karar, kadının temsilcisi tarafından temyiz edildi ve dava Yargıtay’a taşındı. Hukukçular, Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesine göre bu gerekçenin — kadının yokluğu — “evlilik birliğinin temelden sarsılması” kategorisine girmediğini açıkladılar. Bunun üzerine Yargıtay, istinaf kararını bozarak, kocanın eşinin “erken ayrılışı” nedeniyle boşanma davası açmakta haklı olmadığına hükmetti.
Ayrıca ülkede yeni bir yargı reformu hazırlanırken, aile arabuluculuğu sisteminin getirileceği de duyuruldu. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, yeni yasal düzenlemenin maddi tazminat, nafaka ve mal paylaşımı gibi konuların ayrı ayrı ele alınmasına imkân tanıyacağını belirtti. Ona göre bu, boşanma davalarının çözümünü hızlandıracaktır.
İstatistikler bu değişikliklerin önemini doğruluyor: 2023 yılında yeni boşanma davası sayısı yaklaşık 290 bin iken, 2024 yılında bu sayı yaklaşık 320 bine yükselmiştir.
Ayrıca ilginizi çekebilir:
- Lefkoşa’da KKTC ve Türkiye’nin kapsamlı insani müdahale tatbikatı düzenlendi
- KKTC vergi daireleri, beyanname verme süresinin sona ermesi nedeniyle cumartesi günü açılacak
- Girne’de yeni hastane, inşaatın tamamlanmasının ardından açılışa hazırlanıyor
- Polis, bayramda güvenlik önlemlerini artırıyor ve yollarda dikkat çağrısı yapıyor
- Lordlar Kamarası’nda Kıbrıs yeniden gündeme geldi: Bir İngiliz lord, müzakerelerin başarısızlığından Kıbrıs Cumhuriyeti’ni sorumlu tuttu

