Kıbrıs düğümü: AB savaş, enerji ve para arasında denge arıyor
Nisan sonunda Avrupa Birliği, Lefkoşa'da gayri resmi bir zirve için bir araya gelecek. Bu toplantı giderek daha az bir "çalışma" toplantısına ve daha çok bir kriz karşıtı zirveye benziyor. 27 ülkenin liderlerine davetiyeler, gündemi net bir şekilde belirleyen Avrupa Konseyi Başkanı António Costa tarafından gönderildi: Jeopolitik ve para. Ancak bu ifadenin arkasında Kıbrıs adasında çok daha karmaşık bir tablo şekilleniyor.
Yeni normal olarak jeopolitik
Zirve, 23 Nisan'da Ukrayna tartışmasıyla başlıyor. Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, muhtemelen uzaktan katılarak durumun güncellenmiş bir değerlendirmesini sunacak. Ancak Ukrayna konusu, önemine rağmen artık gündemdeki tek madde değil.
Odak noktası hızla Orta Doğu'ya kayıyor. İran çevresindeki gerginlik ve dünya petrolünün ana arteri olan Hürmüz Boğazı'na yönelik riskler, AB'nin önüne sadece diplomatik değil, ekonomik bir soru da koyuyor. Avrupalı liderler, Birliğin gerilimi düşürmeye katkısını ve küresel ticaretin kritik bir unsuru olan seyrüsefer serbestisinin sağlanmasını tartışmayı planlıyor.
Aslında AB, bir "çoklu kriz" ortamında hareket etmek zorunda kalıyor: Aynı anda Ukrayna'yı desteklemek, Orta Doğu'daki gerilime tepki vermek ve kendi ekonomisini korumak.
Kıbrıs ve AB'de temel enerji sorunları nelerdir?
Başlıca zorluklar arasında fosil yakıt ithalat fiyatlarındaki keskin artış ve kaynak alımlarının acil koordinasyonu ihtiyacı yer alıyor. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen sorunun boyutunu şimdiden ortaya koydu. Ona göre, 44 gün içinde AB'nin fosil yakıt ithalatı harcamaları, arz hacmi artmadan 22 milyar avrodan fazla arttı. Bu tek bir anlama geliyor: Avrupa aynı enerji için daha fazla ödüyor.
Orta Doğu'daki çatışma hızla yatışsa bile (ki bu henüz ufukta bile görünmüyor), fiyatlar ve tedarik üzerindeki etkiler devam edecektir. Bu nedenle Avrupa Komisyonu, zirveden sadece birkaç gün önce sunulacak acil bir önlem paketi hazırlıyor.
Temel adımlar arasında şunlar yer alıyor:
- Gaz alımlarının ve depolama dolumunun koordinasyonu;
- Stratejik petrol rezervlerinin ortak kullanımı;
- İşletmeler ve haneler için geçici devlet destek programları;
- Enerji modernizasyonunun hızlandırılması ve talebin azaltılması.
Mantık basit: Sadece yeni enerji kaynakları aramakla kalmayıp, daha az tüketmek. Von der Leyen'in vurguladığı gibi, “en ucuz enerji, tüketilmeyen enerjidir.”
Para ve hırslar: Asıl tartışma kapıda
Zirvenin ikinci bölümü de aynı derecede gergin geçecek. Konu, AB'nin 2028–2034 dönemi çok yıllı bütçesi olacak. Ve burada temel bir soru ortaya çıkıyor: Sürekli kriz ortamında Birliğin artan hırsları nasıl finanse edilecek?
Bütçe tartışması, başlangıçta dış politika istikrarsızlığı nedeniyle zaten ertelenmişti. Ancak Costa'ya göre şimdi durum daha da acil hale geldi. AB'nin şunları senkronize etmesi gerekiyor:
- Savunma harcamaları;
- Enerji dönüşümü;
- Ekonomik destek;
- Küresel düzeyde rekabet edebilirlik.
Aslında bu, AB'nin tüm mali mimarisinin yeniden düşünülmesiyle ilgili.
Madde 42.7'nin gölgesi
Lizbon Antlaşması'nın 42.7 Maddesi olan karşılıklı savunma hükmüne özel bir önem verilebilir. Aktivasyonu varsayımsal kalsa da, bu konunun tartışılıyor olması bile şunu gösteriyor: AB, doğrudan güvenlik tehdidi senaryolarını giderek daha ciddi bir şekilde değerlendiriyor.
Bu önemli bir sinyal. Geleneksel olarak "yumuşak güç"e dayanan Birlik, artık giderek daha fazla sert güvenlik kategorilerinde düşünüyor.
AB zirvesi neden Kıbrıs'ta yapılıyor?
Yer seçimi, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin coğrafyanın tam anlamıyla siyasetle örtüştüğü Avrupa ve Orta Doğu gündemlerinin kesişme noktasında olmasından kaynaklanıyor. Toplantının gayri resmi doğası, liderlere görüşlerini açıkça paylaşmaları için daha fazla özgürlük tanıyor. Buna, çalışma yemeğine davet edilen "kilit bölgesel ortaklar" da dahil.
Kriz ve dönüşüm arasında
Lefkoşa zirvesi bir dönüm noktası olabilir. AB artık krizlere tek tek tepki vermiyor, sistemik bir yanıt oluşturmaya çalışıyor. Ancak temel zorluk devam ediyor: Güvenliği finanse ederken, enerji bağımlılığını azaltırken ve ekonomik dayanıklılığı korurken bunların hepsini aynı anda nasıl yapmalı? Henüz bir cevap yok. Ve belki de Kıbrıs'taki toplantının sadece adı gayri resmi.
Kısa sonuçlar:
- Lefkoşa zirvesi Ukrayna, Orta Doğu ve yeni AB bütçesine odaklanıyor.
- Avrupa Komisyonu, enerji fiyatlarını stabilize etmek için acil önlemler hazırlıyor.
- Madde 42.7 çerçevesinde kolektif güvenliğin güçlendirilmesi tartışılıyor.
- Kıbrıs, Avrupa ile Orta Doğu arasındaki diyalog için stratejik bir merkez görevi görüyor.


